无懈可击 kusursuz
Explanation
形容严密、周到,没有一点漏洞或弱点。
Tamamen doğru ve eksiksiz, herhangi bir kusur veya zayıflık içermeyen bir eylem veya planı tanımlar.
Origin Story
话说唐朝时期,一位名叫李白的年轻诗人,才华横溢,却恃才傲物,常常与人争执。一次,他与一位老学究辩论诗词,老学究引经据典,驳斥李白观点,李白一时语塞,脸上涨得通红。老学究见此情景,以为胜券在握,正准备乘胜追击,不料李白突然灵机一动,吟诵起一首气势磅礴的诗歌。这首诗词构思精巧,语言流畅,气势恢宏,将老学究之前的论点一一反驳,令老学究无言以对。众人听后,纷纷赞叹李白的才华,老学究也羞愧地低下了头。李白的诗歌不仅才华横溢,而且论证严密,无懈可击,这让他在诗坛上声名鹊起,最终成为一代诗仙。
Eskiden, Tang Hanedanlığı döneminde, Li Bai adında son derece yetenekli ama kibirli ve sık sık insanlarla tartışan genç bir şair yaşıyordu. Bir keresinde, Li Bai'nin görüşlerini çürütmek için klasik metinler kullanan yaşlı bir bilginle şiir üzerine tartışmaya girdi, Li Bai'yi sus pus bırakarak kızardı. Bilgin, kazandığına inanarak avantajını kullanmak üzereydi, ancak Li Bai aniden ilham geldi ve harika bir şiir okudu. Akıllıca tasarlanmış ve kusursuz bir şekilde yazılmış olan bu şiir, bilginin önceki argümanlarını çürüterek onu sus pus bıraktı. İzleyiciler Li Bai'nin yeteneğini övdü ve bilgin utancından başını eğdi. Li Bai'nin kusursuz şiiri ona şöhret kazandırdı ve efsanevi bir şair olmasını sağladı.
Usage
多用于书面语,形容计划、方案、论证等严密周到,没有漏洞。
Çoğunlukla yazılı dilde, herhangi bir kusuru olmayan, kesin ve eksiksiz planları, programları ve argümanları tanımlamak için kullanılır.
Examples
-
他的计划无懈可击,令人叹为观止。
tā de jìhuà wú xiè kě jī, lìng rén tàn wéi guān zhǐ
Planı kusursuzdu, şaşırtıcı.
-
这篇论文论证严谨,无懈可击。
zhè piān lùnwén lùnzèng yánjǐn, wú xiè kě jī
Bu makale titizlikle tartışılmış ve kusursuz.