吵吵闹闹 gürültülü
Explanation
形容声音嘈杂,喧闹,混乱的状态。
Gürültülü, çalkantılı ve kaotik bir ses durumunu tanımlar.
Origin Story
在一个热闹的集市上,各种叫卖声此起彼伏,人们穿梭其中,讨价还价,场面十分热闹。突然,一阵吵吵闹闹的声音吸引了大家的注意,原来是一群孩子在玩耍,他们你追我赶,嬉笑打闹,欢快的叫声响彻整个集市。一旁卖糖葫芦的老爷爷也忍不住笑了起来,这吵吵闹闹的景象,让他回忆起了自己童年时的快乐时光。
Canlı bir pazarda, satıcıların sesleri yükselip alçalırken, insanlar aralarında dolaşırken, pazarlık yaparken, sahne çok hareketliydi. Aniden, bir gürültü herkesin dikkatini çekti. Bir grup çocuğun oynadığı ortaya çıktı. Birbirlerini kovalıyor, gülüyor ve oynuyorlardı ve neşeli çığlıkları tüm pazarı yankılandı. Yakındaki pamuk şekeri satan yaşlı adam da gülümsemeden edemedi. Bu gürültülü sahne ona çocukluğunun mutlu zamanlarını hatırlattı.
Usage
用于形容环境嘈杂喧闹。
Gürültülü ve çalkantılı bir ortamı tanımlamak için kullanılır.
Examples
-
孩子们在院子里吵吵闹闹地玩耍。
hái zi men zài yuàn zi lǐ chǎo chǎo nào nào de wán shuǎi
Çocuklar avluda gürültülü bir şekilde oynuyorlardı.
-
集市上人声鼎沸,吵吵闹闹的。
jí shì shàng rén shēng dǐng fèi, chǎo chǎo nào nào de
Pazar kalabalık ve gürültülüydü.
-
课堂上,同学们吵吵闹闹,老师不得不提高声音。
kè táng shàng, tóng xué men chǎo chǎo nào nào, lǎo shī bù dé bù tí gāo shēng yīn
Sınıfta öğrenciler gürültü yapıyordu ve öğretmen sesini yükseltmek zorunda kaldı.