问心无愧 rahat vicdan
Explanation
指内心坦荡,没有愧疚。
Birinin kalbinin huzurlu ve suçluluk duygusu olmadan olduğu anlamına gelir.
Origin Story
话说唐朝时期,有个名叫李白的书生,年轻有为,饱读诗书,一心想为朝廷效力,实现自己的抱负。一日,他参加朝廷的科举考试,他胸有成竹,文思泉涌,挥笔疾书,写下了一篇又一篇饱含深情的文章。考试结束后,他感觉自己发挥很好,问心无愧。然而,令人沮丧的是,他没有高中。李白没有气馁,而是更加努力地学习,最终他凭借自己的才华,在诗歌创作方面取得了巨大的成就,成为了著名的诗仙,流芳百世。他虽然没有实现最初的抱负,但依然问心无愧,因为他在自己的领域里做出了卓越的贡献。
Söylendiğine göre Tang Hanedanlığı döneminde Li Bai adında genç, yetenekli ve iyi eğitimli bir bilgin vardı. Saraya hizmet etmek ve hırslarını gerçekleştirmek istiyordu. Bir gün imparatorluk sınavına katıldı; kendinden emin ve ilham alarak, birbiri ardına yüklü denemeler yazdı. Sınavdan sonra iyi hissetti ve vicdanı rahattı. Ancak hayal kırıklığına uğradı, çünkü sınavı geçemedi. Li Bai pes etmedi, aksine daha çok çalıştı. Sonunda yeteneği sayesinde şiirde büyük başarılar elde etti ve adı tarihe geçen ünlü "Ölümsüz Şair" oldu. İlk hedefini gerçekleştiremese de, alanında olağanüstü bir katkıda bulunduğu için hayatına vicdanı rahat bir şekilde bakabiliyordu.
Usage
形容内心坦然,毫无愧疚。
İç huzurunu ve suçluluk duygusunun yokluğunu tanımlar.
Examples
-
他一生光明磊落,问心无愧。
ta yisheng guangming leiluo, wenxin wu kui
Temiz bir hayat yaşadı ve vicdanı rahat.
-
对得起自己的良心,问心无愧
duideqi ziji de liangxin, wenxin wu kui
Vicdanı rahat; saklayacak bir şeyi yok