一无所知 Hiçbir şey bilmemek
Explanation
形容对某件事物或某项知识完全不懂。
Bir şey hakkında hiçbir şey bilmeyen birini tanımlar.
Origin Story
在一个偏远的小村庄里,住着一位名叫李大伯的老人。他一生都在田间劳作,对外面的世界一无所知。有一天,村里来了一个外地商人,他带着许多稀奇古怪的东西,吸引了村民们的注意。李大伯也很好奇地凑过去看,但商人说的话他一句也听不懂。商人见他一无所知的样子,就笑着问他:“老人家,你见过火车吗?”李大伯摇了摇头,商人又问:“你知道地球是圆的吗?”李大伯再次摇了摇头。商人见他真是“一无所知”,就说:“老人家,你真是与世隔绝了,外面的世界变化可大了,你应该多出去走走,开开眼界。”李大伯听了商人的话,心里感到有些惭愧,但他还是笑着说:“外面的世界再怎么变化,我还是喜欢我的田地,喜欢我熟悉的村庄。”商人笑了笑,不再说什么,转身离开了。李大伯看着商人远去的背影,心里却在想:外面的世界到底是什么样子呢?
Uzak bir köyde Li Da Bo adında yaşlı bir adam yaşıyordu. Tüm hayatını tarlalarda çalışarak geçirdi ve dış dünyayı hiç bilmiyordu. Bir gün, başka bir ülkeden bir tüccar köye geldi. Köylülerin dikkatini çeken birçok garip şey getirdi. Li Da Bo da merak etti ve bakmak için yaklaştı ama tüccarın söylediklerini tek kelime bile anlayamadı. Hiçbir şey bilmediğini görünce tüccar ona gülümseyerek sordu: "Yaşlı adam, hiç tren gördün mü?
Usage
形容对某件事物或某项知识完全不懂,常用于贬义,表示对某事缺乏了解或学习。
Bir şey hakkında hiçbir şey bilmeyen birini tanımlar. Genellikle, bir şeye dair bilgi veya eğitim eksikliğini ifade etmek için küçümseyici bir şekilde kullanılır.
Examples
-
他对于电脑一无所知,连开机都不会。
tā duì yú diàn nǎo yī wú suǒ zhī, lián kāi jī dōu bù huì.
Bilgisayarlar hakkında hiçbir şey bilmiyor, hatta nasıl açacağını bile bilmiyor.
-
我对于这个行业一无所知,需要从头开始学习。
wǒ duì yú zhè ge háng yè yī wú suǒ zhī, xū yào cóng tóu kāi shǐ xué xí.
Bu sektör hakkında hiçbir şey bilmiyorum ve sıfırdan başlamam gerekiyor.
-
对于这起事件,我们一无所知,只能等待调查结果。
duì yú zhè qǐ shì jiàn, wǒ men yī wú suǒ zhī, zhǐ néng děng dài diào chá jié guǒ.
Bu olay hakkında hiçbir şey bilmiyoruz ve yalnızca soruşturma sonuçlarını beklememiz gerekiyor.