有口无心 düşünmeden konuşmak
Explanation
指说话并非出自真心,而是无意中说出来的。
Kalpten değil, düşünmeden söylenen sözlere işaret eder.
Origin Story
从前,在一个热闹的小镇上,住着一位心地善良的老奶奶。她总是乐于助人,但有时说话却不太注意,常常有口无心,惹得一些人误解。一天,村里的孩子们在河边玩耍,不小心弄脏了老奶奶刚洗好的衣服。孩子们吓得赶紧跑开了。老奶奶看到这一幕,并没有生气,而是笑着说:"哎呀,我的衣服脏了,没关系,孩子们调皮是正常的。"孩子们听后,感到非常不好意思。其实老奶奶心里也有些生气,但她知道孩子们是无心的,所以并没有责怪他们。这件事在村里传开了,大家都明白老奶奶是个有口无心的人,但她的善良和宽容却赢得了大家的尊敬。 后来,老奶奶不小心摔了一跤,手骨折了。邻里乡亲们都来关心她,纷纷表示愿意帮忙。老奶奶笑着说:"谢谢大家,不用麻烦了,这点小事我自己能处理。"其实,老奶奶心里很感激大家的帮助,但她不想麻烦别人,所以才这样说。虽然她的言语有时候让人误解,但她善良的本质却从未改变。她用自己的行动,诠释了什么是真正的善良和宽容。
Çok eski zamanlarda, kalabalık bir kasabada, iyi kalpli yaşlı bir kadın yaşarmış. Her zaman başkalarına yardım etmeye hazırmış, ama bazen sözlerine dikkat etmez, düşünmeden konuşur, yanlış anlamalara yol açarmış. Bir gün, köy çocukları nehir kenarında oynarken yanlışlıkla yaşlı kadının yeni yıkanmış kıyafetlerini kirletmişler. Çocuklar korkup kaçmışlar. Yaşlı kadın, kızmak yerine gülümsemiş ve demiş ki: “Aman tanrım, kıyafetlerim kirlendi, sorun değil, çocukların yaramazlık yapması normal.” Çocuklar çok mahcup olmuşlar. Aslında yaşlı kadın biraz kızmış, ama çocukların kötü niyetli olmadığını bildiği için onları azarlamamış. Bu hikaye tüm köyde yayılmış ve herkes yaşlı kadının çoğu zaman düşünmeden konuştuğunu anlamış, ama iyiliği ve hoşgörüsü herkesin saygısını kazanmış.
Usage
用于形容说话并非出于本意,而是无意中说出来的。常用于安慰或解释自己无心之失。
Düşünmeden, kalpten değil söylenen sözleri anlatmak için kullanılır. Genellikle teselli etmek veya kasıtsız bir hatayı açıklamak için kullanılır.
Examples
-
他只是有口无心,你别放在心上。
tā zhǐshì yǒukǒuwúxīn, nǐ bié fàng zài xīn shàng。
Sadece düşünmeden konuştu, canını sıkma.
-
虽然他说的话不好听,但我知道他是无心的,有口无心罢了。
suīrán tā shuō de huà bù hǎotīng, dàn wǒ zhīdào tā shì wú xīn de, yǒu kǒu wú xīn bà le。
Söyledikleri hoş olmasa da, kötü niyetli olmadığını biliyorum; sadece yanlışlıkla söyledi.
-
小孩子有口无心,说的话不必太在意。
xiǎohái yǒu kǒu wú xīn, shuō de huà bù bì tài zàiyì。
Çocuklar genellikle düşünmeden konuşurlar; söylediklerine fazla önem verme.