爱理不理 Kayıtsız
Explanation
指不理睬,不搭理。形容对人冷漠,态度傲慢。
Göz ardı etme ve aldırış etmemeyi ifade eder. Başkalarına karşı duyulan soğukluk ve kibri tanımlar.
Origin Story
从前,村里有个小伙子名叫阿牛,他性格内向,不太爱说话。一天,村里来了个说书先生,讲的故事妙趣横生,吸引了很多人。阿牛也挤进去听,但说书先生讲到精彩之处,突然停下来,问大家:“你们说,这故事怎么样?”其他人纷纷赞叹,只有阿牛爱理不理的,一声不吭。说书先生见此,便不再理会他,继续讲故事。阿牛虽然没有回应,但心里却在默默地欣赏着精彩的故事。后来,阿牛的故事传开了,人们开始用“爱理不理”来形容那些对人冷漠、态度傲慢的人。
Eskiden, An Niu adında utangaç bir genç bir köyde yaşarmış. Bir gün, köyde hikâyeleri herkesi büyüleyen bir hikâye anlatıcısı gelmiş. An Niu dinlemiş, ancak hikâye anlatıcısı tepki istediğinde An Niu sessiz kalmış. Hikâye anlatıcısı onu görmezden gelmiş ve devam etmiş. An Niu cevap vermese de hikâyeden hoşlanmış. Daha sonra, hikâyesi ünlü olmuş ve “àilǐbùlǐ” başkalarına karşı soğuk ve kibirli olan insanları tanımlamak için kullanılır olmuş.
Usage
用于形容对人冷淡、不理睬的态度。
Başkalarına karşı duyulan soğuk ve kayıtsız bir tavrı tanımlamak için kullanılır.
Examples
-
他对于我的提问爱理不理。
tā duì yú wǒ de tíwèn àilǐbùlǐ
Sorularımı görmezden geldi.
-
面对他的冷嘲热讽,她爱理不理地走开了。
miànduì tā de lěngchāorèfěng, tā àilǐbùlǐ de zǒukāile
Sarkastik sözlerine aldırış etmeden uzaklaştı.
-
他总是爱理不理的,让人很反感。
tā zǒngshì àilǐbùlǐ de, ràng rén hěn fǎngǎn
Kayıtsız davranışı çok rahatsız edici.