似懂非懂 Yarı-anlama
Explanation
好像懂,又好像不懂,形容理解不透彻。
Anlaşıldı gibi görünüyor, ama anlaşılmadığı da görünüyor, anlayışın eksikliğini tanımlıyor.
Origin Story
一位老木匠在教徒弟做木工活儿。他先示范了一遍,做得非常精细,徒弟看得目不转睛。老木匠做完后,让徒弟自己动手做,徒弟照着样子学着做,但他似懂非懂,做得磕磕绊绊,老是出错。老木匠耐心地指导他,一遍遍地纠正他的错误。经过多次练习,徒弟终于掌握了这门手艺,做得越来越好。
Yaşlı bir marangoz çırağına marangozluk işini öğretiyordu. Önce bir kez gösterdi, çok dikkatli bir şekilde yaptı ve çırak dikkatlice izledi. Yaşlı marangoz bitirdikten sonra, çırağın kendi başına yapmasına izin verdi. Çırak taklit ederek yapmayı denedi, ama sadece yarım yamalak anladı, sürekli hata yapmaya devam etti. Yaşlı marangoz onu sabırla yönlendirdi ve hatalarını tekrar tekrar düzeltti. Çok pratik yaptıktan sonra, çırak sonunda bu işi öğrendi ve giderek daha yetenekli hale geldi.
Usage
形容对某事物理解不透彻,似懂非懂。
Bir şeyin ancak yarısını anladığını belirtmek için kullanılır.
Examples
-
小明对老师讲的课似懂非懂。
xiǎomíng duì lǎoshī jiǎng de kè sì dǒng fēi dǒng
Xiaoming, öğretmenin dersini yarım yamalak anladı.
-
听了专家的讲解,我对这个难题似懂非懂。
tīngle zhuānjiā de jiǎngjiě, wǒ duì zhège nántí sì dǒng fēi dǒng
Uzmanın açıklamasından sonra, bu zor sorunu yarım yamalak anladım