娓娓动听 tatlı ve büyüleyici
Explanation
形容说话声音柔和,内容动听,使人感到很舒服。
Bu deyim, tatlı, büyüleyici ve ilgi çekici bir konuşma tarzını tanımlar.
Origin Story
很久以前,在一个山清水秀的小村庄里,住着一位名叫阿兰的女孩。阿兰生性善良,她有一副甜美的声音,讲起故事来总是娓娓动听,引人入胜。村里的孩子都很喜欢听她讲故事,每当傍晚时分,孩子们就会聚集在阿兰家门口,等待她开始讲故事。阿兰的故事总是充满奇幻的色彩,她会讲古老的传说,神奇的精灵,勇敢的骑士,还有那些善良而勇敢的人们为了守护村庄而与邪恶势力斗争的故事。孩子们听得津津有味,时而开怀大笑,时而屏住呼吸,仿佛身临其境一般。阿兰的故事不仅给孩子们带来了快乐,也让他们感受到了爱与勇敢的力量。她用她动听的声音,点燃了孩子们心中的希望,也让整个村庄充满了温暖与和谐。许多年后,阿兰的故事仍然在村里流传,孩子们一代代地传承着她的故事,一代代地感受着她的善良与温暖。
Çok uzun zaman önce, güzel bir köyde Alan adında nazik bir kız yaşıyordu. Çok tatlı bir sesi vardı ve hikaye anlatmada doğuştan bir yeteneği vardı. Hikayeleri her zaman büyüleyici ve ilgi çekiciydi, herkesin dikkatini çekiyordu. Köydeki çocuklar onun hikayelerini dinlemeyi çok severdi, her akşam onun kapısının önünde hikayelerini heyecanla beklerlerdi. Alan'ın hikayeleri sihir ve gizemle doluydu. Eski efsaneleri, büyülü yaratıkları, cesur şövalyeleri ve evlerini korumak için kötü güçlerle savaşan iyi insanların hikayelerini anlatıyordu. Çocuklar büyük bir dikkatle dinliyor, bazen gülüyor, bazen ağlıyor, bazen korkuyorlardı, sanki hikayelerin bir parçasıymış gibi. Alan'ın hikayeleri çocuklara sadece neşe getirmekle kalmıyor, aynı zamanda onlara sevgi ve cesaret değerlerini de aşılıyordu. Tatlı sesi kalplerinde umut ışığı yakıyor ve tüm köyü sıcaklık ve uyumla dolduruyordu. Yıllar sonra, Alan'ın hikayeleri nesilden nesile aktarıldı ve çocuklar onları anlatarak, onun iyiliğini ve cömertliğini hatırladılar.
Usage
常用来形容说话声音好听,内容吸引人。
Bu deyim genellikle tatlı ve ilgi çekici bir konuşma tarzını tanımlamak için kullanılır.
Examples
-
她讲故事娓娓动听,引人入胜。
tā jiǎng gùshì wěi wěi dòng tīng, yǐn rén rùshèng
Hikayeyi çok tatlı ve büyüleyici bir sesle anlattı.
-
老师的讲解娓娓动听,同学们听得入了迷。
lǎoshī de jiǎngjiě wěi wěi dòng tīng, tóngxuémen tīng de rù le mí
Öğretmenin açıklaması çok etkileyiciydi ve öğrenciler büyülenmişti.
-
他的演讲娓娓动听,赢得了阵阵掌声。
tā de yǎnjiǎng wěi wěi dòng tīng, yíngdé le zhèn zhèn zhǎngshēng
Konuşması çok etkileyiciydi ve büyük alkış aldı.