无动于衷 kayıtsız
Explanation
指对应该关心、注意的事情毫不关心,置之不理。
Dikkat ve kaygı gerektiren konulara karşı kayıtsızlığı ifade eder.
Origin Story
战国时期,秦国攻打赵国,赵国首都邯郸城危在旦夕。百姓们纷纷逃难,哭喊声震天动地。然而,在邯郸城郊外的一座庄园里,一位富商却悠闲地品着香茗,看着书,对城内的战乱和百姓的苦难毫无反应,无动于衷。他认为这些事情与他无关,只要他的庄园和财产安全,其他的事情他都不在乎。几天后,秦军攻破邯郸,庄园也被战火波及,富商这才意识到自己之前的无动于衷是多么愚蠢,但为时已晚。
Savaşan Devletler Dönemi'nde Qin devleti Zhao devletini işgal etti ve Handan başkenti büyük tehlike altındaydı. İnsanlar paniğe kapılıp kaçıyor, çığlıklar havayı dolduruyordu. Ancak Handan'ın dışında bir kır evinde varlıklı bir tüccar sakin bir şekilde çayını yudumluyor ve kitap okuyordu, şehirdeki savaşa ve halkın acısına tamamen duyarsızdı. Bunların kendisiyle ilgisi olmadığına inanıyor, mülkü ve serveti güvende olduğu sürece başka bir şey umursamıyordu. Birkaç gün sonra Qin ordusu Handan'ı ele geçirdi ve kır evi de savaştan etkilendi. Zengin tüccar o zaman kayıtsızlığının ne kadar aptalca olduğunu anladı ama çok geçti.
Usage
用于形容对人或事漠不关心,置之不理。
Bir kişi veya olaya karşı duyarsızlığı tanımlamak için kullanılır.
Examples
-
面对灾难,他却无动于衷。
miàn duì zāi nàn, tā què wú dòng yú zhōng
Felaketin karşısında kayıtsız kaldı.
-
听到这个坏消息,他竟然无动于衷。
tīng dào zhège huài xiāo xi, tā jìng rán wú dòng yú zhōng
Kötü haberi duyunca şaşırtıcı bir şekilde kayıtsız kaldı.