绝世无双 Benzersiz
Explanation
形容人或事物极其出色,独一无二,没有可以相比的。
Bir kişi veya şeyi son derece olağanüstü ve eşsiz, rakipsiz olarak tanımlar.
Origin Story
传说,在遥远的古代,有一位名叫倾城的女子,她不仅貌美如花,而且琴棋书画样样精通,她的才华和美貌令无数人为之倾倒。倾城的故事传遍了整个中原大地,人们都赞叹她的绝世无双。然而,倾城却并非只满足于世俗的美誉,她潜心修炼,最终成为了一位武功盖世的侠女,为百姓除暴安良。倾城的故事,成为了一个流传千古的传奇,她的名字也成为了绝世无双的代名词。
Efsaneye göre, eski çağlarda Qingcheng adında bir kadın yaşamış. O sadece olağanüstü güzellikte değil, aynı zamanda müzik, resim, hat sanatı ve diğer sanatlarda da ustaydı. Yetenekleri ve güzelliği sayısız insanı büyüledi. Qingcheng'in hikayesi tüm ülkeye yayıldı ve insanlar onun benzersiz zarafetine hayran kaldılar. Ancak Qingcheng, dünyevi şöhretten memnun değildi. Kendini yetiştirmeye adadı ve sonunda insanları koruyan ve adaletsizlikle savaşan güçlü bir savaşçı oldu. Qingcheng'in hikayesi ölümsüz bir efsane oldu ve adı benzersiz mükemmelliğin eş anlamlısı haline geldi.
Usage
用于形容人或事物极其出色,独一无二。多用于赞美。
Bir kişi veya şeyi son derece olağanüstü ve eşsiz olarak tanımlamak için kullanılır. Genellikle övgü amaçlı kullanılır.
Examples
-
李白的诗歌,意境绝世无双,令人叹为观止。
Li bai de shi ge, yi jing jueshi wushuang, ling ren tan wei guan zhi.
Li Bai'in şiirleri, benzersiz bir estetik anlayışa sahip olup, insanları hayran bırakıyor.
-
她的舞姿绝世无双,惊艳全场。
Ta de wu zi jueshi wushuang, jingyan quan chang.
Dansı benzersizdi, izleyenleri büyüledi.