荒诞不经 saçma sapan
Explanation
形容言论荒谬,不合情理。
Mantıksız ve saçma ifadeleri tanımlar.
Origin Story
从前,在一个偏远的小山村里,住着一位老妇人,她总是讲述一些荒诞不经的故事。她会说,她曾经骑着扫帚飞上天空,和月亮上的兔子一起喝茶;她还会说,她家的井里住着一条会说话的鱼,每天晚上都会给她讲故事。村民们一开始只是觉得她很古怪,但渐渐地,大家都被她那荒诞不经的故事吸引住了。那些故事虽然不合情理,但却充满了想象力,让村民们在枯燥的生活中增添了一丝乐趣。孩子们尤其喜欢听老妇人的故事,他们常常围坐在老妇人身边,听得津津有味。老妇人的故事,成了村里一道独特的风景线,也成了孩子们童年最美好的回忆。虽然她的故事荒诞不经,但她却用她独特的讲述方式,让大家在她的故事里感受到了快乐和温暖。
Bir zamanlar, ıssız bir dağ köyünde, her zaman saçma sapan hikâyeler anlatan yaşlı bir kadın yaşarmış. Süpürgeye binip de göğe uçup ayda yaşayan tavşanlarla çay içtiğini söylermiş; ayrıca kuyusunda her gece ona hikâyeler anlatan konuşan bir balık yaşadığını da söylermiş. Başlarda köylüler onu sadece garip bulmuş, ama yavaş yavaş herkes saçma hikâyelerine kapılmış. Hikâyeler mantıksız olsa da hayal gücüyle doluymuş, köy halkının monoton hayatına biraz eğlence katarmış. Çocuklar özellikle yaşlı kadının hikâyelerini dinlemeyi çok severmiş ve sık sık onun etrafına toplanıp dikkatlice dinlerlermiş. Yaşlı kadının hikâyeleri köyün eşsiz bir özelliği haline gelmiş ve çocuklar için en güzel çocukluk anıları olmuş. Hikâyeleri saçma olsa da, kendine özgü hikâye anlatım tarzıyla herkesin hikâyelerinde neşe ve sıcaklık hissetmesini sağlamış.
Usage
常用于形容言论、故事或想法不合逻辑、荒谬。
Mantıksız ve saçma ifadeleri, hikâyeleri veya fikirleri tanımlamak için sıkça kullanılır.
Examples
-
他的说法简直荒诞不经,令人难以置信。
tā de shuōfǎ jiǎnzhí huāngdàn bù jīng, lìng rén nán yǐ zhìxìn
Söylediği şey tamamen saçma ve inanılmaz.
-
这个故事荒诞不经,完全没有逻辑。
zhège gùshì huāngdàn bù jīng, wánquán méiyǒu luóji
Bu hikaye saçma ve tamamen mantıksız.