一时半霎 kısa bir süre
Explanation
指极短的时间,转瞬之间。
Çok kısa bir süreye, bir ana işaret eder.
Origin Story
从前,有个名叫小明的孩子,他非常贪玩。有一天,他答应母亲要完成家务,可是一时半霎的功夫,他又跑到院子里玩耍去了。母亲看到他玩得不亦乐乎,一时也没有责备他,直到晚饭时间,母亲才叫他进来吃饭。小明这才想起自己忘记完成家务了,赶紧跑回屋里。但是,这时已经晚了,母亲已经生气了。小明后悔莫及,他知道自己一时半霎的玩乐,给他带来了很大的麻烦。从此以后,小明再也不敢一时半霎就忘记自己的承诺了。
Eskiden, çok oyunbaz bir çocuk olan Xiaoming vardı. Bir gün annesine ev işlerini bitireceğine söz verdi, ama kısa sürede tekrar bahçeye oynamaya gitti. Annesi onun çok eğlendiğini gördü ve o sırada onu azarlamamıştı, akşam yemeği saatine kadar, annesi onu yemeye çağırdı. Xiaoming ev işlerini yapmayı unuttuğunu hatırladı, bu yüzden hemen eve koştu. Ama çok geçti, annesi kızmıştı. Xiaoming kısa sürede oyun oynayarak dikkatinin dağılmasından ve bunun ona büyük sıkıntılar getirmesinden çok pişman oldu. O günden sonra Xiaoming sözlerini kısa sürede unutmaya asla cesaret edemedi.
Usage
用作宾语;指很短的时间。
Nesne olarak kullanılır; çok kısa bir zaman dilimine işaret eder.
Examples
-
他做事总是毛手毛脚的,一时半霎就出错。
ta zuò shì zǒng shì máo shǒu máo jiǎo de, yī shí bàn shà jiù cuò cū. zhè jiàn xiǎo shì, yī shí bàn shà jiù néng wán chéng.
Her zaman aceleci davranır ve kısa sürede hata yapar.
-
这件小事,一时半霎就能完成。
tā zuò shì zǒng shì máo shǒu máo jiǎo de, yī shí bàn shà jiù cuò cū. zhè jiàn xiǎo shì, yī shí bàn shà jiù néng wán chéng。
Bu önemsiz iş kısa sürede yapılabilir