摇摆不定 kararsız
Explanation
指心意犹豫不决,来回变化。形容一个人在做决定时,思想不稳定,反复不定。
Kararsız ve gidip gelen zihniyeti olan birini tanımlamak için kullanılır. Karar vermede belirsizlik ve tereddüdü ima eder.
Origin Story
从前,有一个小村庄,村里住着一位名叫阿强的木匠。他技艺高超,村里人找他做家具,总是络绎不绝。一天,一位富商来到村里,想请阿强为他打造一套精美的红木家具。阿强欣然答应,并约定好交货日期。可是,在制作的过程中,阿强却摇摆不定。他先按照富商的要求,设计了华丽的款式,但又觉得过于繁琐;接着,他又尝试了简约的风格,但又觉得不够大气;后来,他又想结合两种风格,但又担心效果不好。就这样,阿强在不同的设计之间摇摆不定,无法做出最终的决定。眼看着交货日期临近,阿强还是没能完成家具的制作。富商非常生气,责备阿强办事不力,阿强也因此失去了这次宝贵的合作机会,并因此在木匠界中留下不好的口碑,之后生意也每况愈下。
Bir zamanlar, Ah Qiang adında bir marangozun yaşadığı küçük bir köy vardı. Çok yetenekliydi ve köy halkı sürekli ondan mobilya yapmasını isterdi. Bir gün, zengin bir tüccar köye geldi ve Ah Qiang'dan muhteşem bir gül ağacı mobilya takımı yapmasını istedi. Ah Qiang seve seve kabul etti ve teslim tarihini belirledi. Ancak, üretim sırasında Ah Qiang tereddüt etti. Başlangıçta tüccarın istediği gibi gösterişli bir tasarım yaptı, ancak daha sonra çok süslü buldu. Minimalist bir tarz denedi, ancak yeterince görkemli olmadığını düşündü. Sonra her iki tarzı birleştirmeyi düşündü, ancak sonuçtan endişelendi. Ah Qiang farklı tasarımlar arasında gidip geldi, nihai kararı veremedi. Teslim tarihi yaklaşırken mobilyalar hala bitmemişti. Kızgın tüccar, Ah Qiang'ı yetersizliği nedeniyle azarladı, bu da Ah Qiang'ın fırsatı kaybetmesine ve itibarına zarar vermesine neden oldu.
Usage
形容一个人在做决定时犹豫不决,思想反复不定。常用于描述人们在面临选择时犹豫不决的情况。
Karar vermede tereddüt eden ve kararsız birini tanımlamak için kullanılır. Genellikle bir seçimle karşı karşıya kaldığında karar veremeyen birini tasvir etmek için kullanılır.
Examples
-
他一直摇摆不定,不知道该选哪个方案。
tā yīzhí yáobǎi bùdìng, bù zhīdào gāi xuǎn nǎge fāng'àn.
Karar vermekte tereddüt etti, hangi seçeneği seçeceğini bilmiyordu.
-
面对老板的提问,他显得摇摆不定,难以给出明确答复。
miàn duì lǎobǎn de tíwèn, tā xiǎndé yáobǎi bùdìng, nán yǐ gěi chū míngquè dáfù.
Patronun sorusu karşısında kararsız göründü ve net bir cevap veremedi.
-
在人生的十字路口,他摇摆不定,不知该如何选择。
zài rénshēng de shízì lùkǒu, tā yáobǎi bùdìng, bù zhī gāi rúhé xuǎnzé
Hayatın kavşağında tereddüt etti, nasıl karar vereceğini bilmiyordu