百不一存 Yüzde biri bile kalmadı
Explanation
形容损失惨重,几乎全部丧失。
Ağır kayıpları, neredeyse tamamen kaybı tanımlar.
Origin Story
唐朝时期,奸臣来俊臣当权,滥施酷刑,致使无数冤魂。他曾亲自审理案件,严刑逼供,毫不留情,以至于许多人被酷刑折磨致死,最终百不一存。当时的朝堂,人人自危,许多官员都担心自己成为下一个受害者。来俊臣的残暴统治给当时的社会带来了极大的恐慌和不安,也给后世留下了一个警示:滥用权力,必将自食恶果。
Tang Hanedanlığı döneminde hain bakan Lai Junchen iktidara geldi ve yetkisini kötüye kullanarak acımasız işkenceler uyguladı ve sayısız masum canın ölümüne yol açtı. Kendisi davaları yönetti, acımasızca işkenceyle itiraflar aldı. Birçoğu işkence sonucu öldü ve çok azı hayatta kaldı. Saray korku içindeydi ve yetkililer sürekli olarak bir sonraki kurban olmalarından korkuyorlardı. Lai Junchen'in zalim yönetimi o zamanki topluma büyük panik ve huzursuzluk getirdi ve gelecek nesillere bir uyarı işlevi görüyor: Güç kötüye kullanımı kaçınılmaz olarak kendini yok etmeye yol açar.
Usage
通常用作宾语或定语,形容损失惨重,几乎全部损失殆尽。
Genellikle nesne veya sıfat olarak kullanılır, ağır kayıpları, neredeyse tamamen kaybı tanımlar.
Examples
-
经过这次战役,我军损失惨重,百不一存。
jīngguò zhècì zhànyì, wǒ jūn sǔnshī cǎnzhòng, bǎi bù yī cún
Bu savaştan sonra ordumuz ağır kayıplar verdi ve çok azı hayatta kaldı.
-
面对敌人的猛烈攻击,我军战士奋勇抵抗,但最终仍是百不一存。
miànduì dírén de měngliè gōngjī, wǒ jūn zhànshì fèn yǒng dǐkàng, dàn zuìzhōng réng shì bǎi bù yī cún
Düşmanın şiddetli saldırısı karşısında askerlerimiz cesurca savaştılar, ancak sonunda çok azı hayatta kaldı.