凄风寒雨 soğuk rüzgar ve yağmur
Explanation
形容天气恶劣,或比喻境况的凄凉悲惨。
Kötü hava veya sefil koşulları tanımlamak için kullanılır.
Origin Story
寒冬腊月,凛冽的北风呼啸着,夹杂着冰冷的雨点,拍打在破旧的茅屋上。屋内,一位年迈的老人独自蜷缩在冰冷的柴火堆旁,瑟瑟发抖。他回忆着往昔的荣光,如今却只能在凄风寒雨中度过晚年,心中充满了无尽的悲凉。屋外,狂风怒号,寒雨如注,天地间一片苍茫,与老人孤寂的心境交相辉映。他默默地祈祷,希望明天的太阳能够驱散这无尽的凄风寒雨,带来一丝温暖和希望。
Kış aylarında, buzlu yağmur damlalarıyla karışmış, keskin kuzey rüzgarı, harapıda eski kulübeye vuruyordu. İçeride, yaşlı bir adam yalnız başına soğuk odun yığınının yanında kıvrılmış, titriyordu. Geçmişinin ihtişamını hatırladı, ama şimdi sadece soğuk rüzgar ve yağmurda yaşlılığını geçirebiliyordu, kalbi sonsuz bir üzüntüyle doluydu. Dışarıda fırtına kopuyordu, soğuk yağmur durmaksızın yağıyordu, gökyüzü kasvetliydi, yaşlı adamın yalnızlığını yansıtıyordu. Sessizce dua etti, umarım yarının güneşi bu bitmek bilmeyen soğuk rüzgarı ve yağmuru dağıtır ve biraz sıcaklık ve umut getirir.
Usage
用于描写天气恶劣或境遇悲惨的场景。
Kötü hava veya sefil koşulları tanımlamak için kullanılır.
Examples
-
秋风瑟瑟,凄风寒雨,让人不禁想起故乡的亲人。
qiufeng sesese, qifeng hanyu, rang ren bujin xiangqi guxiang de qinren.
Soğuk sonbahar rüzgarı, soğuk hava ve yağmur, insanları kendi memleketlerindeki akrabalarını hatırlamaya zorluyor.
-
他独自一人走在凄风寒雨的街头,心里充满了悲伤。
ta duzi yiren zouzai qifeng hanyu dejietou, xinli chongmanle beishang.
Soğuk rüzgar ve yağmur altında yalnız başına sokakta yürüyordu, kalbi kederle doluydu.