残缺不全 eksik
Explanation
形容事物不完整,残缺。
Eksik veya hasarlı bir şeyi tanımlar.
Origin Story
在一个偏僻的小山村里,住着一位年迈的木匠老李。他一生都致力于制作精美的木雕,他的作品曾经享誉一方。然而,一场突如其来的山洪,冲垮了他的木工房,也冲散了他大半生的心血。洪水退去后,老李的工房里一片狼藉,珍贵的木材散落一地,他精心雕琢的木雕作品也残缺不全,有的只剩下残破的碎片,有的则缺胳膊少腿。面对这突如其来的灾难,老李并没有被击垮,他默默地收拾着残局,捡拾着那些残缺的木雕碎片。尽管这些作品已经无法恢复原貌,但老李并没有放弃它们,他将这些残缺的碎片小心地保存起来,希望能从中找到一些新的创作灵感。他相信,即使是残缺不全的艺术品,也依然蕴含着独特的魅力和价值。
Uzak bir dağ köyünde, Li adında yaşlı bir marangoz yaşıyordu. Hayatını mükemmel ahşap oymaları yaratmaya adamıştı ve eserleri bir zamanlar bölgede ünlüydü. Ancak, ani bir sel felaketi atölyesini yıktı ve ömür boyu yaptığı çalışmanın meyvelerini de yok etti. Sel suları çekildikten sonra, Li'nin atölyesi harabe halindeydi, değerli ahşap her yere dağılmıştı ve özenle oyduğu ahşap heykeller eksikti; bazıları sadece kırık parçalar halinde kalmıştı, diğerleri ise kol ve bacakları eksikti. Bu ani felaketle karşılaştığında, Li yılmadı; sessizce dağıntıları temizledi, kırık ahşap heykel parçalarını topladı. Bu eserler artık orijinal hallerine döndürülemese de, Li onları terk etmedi. Bu eksik parçaları özenle sakladı ve bunlardan yeni bir yaratıcı ilham bulmayı umuyordu. Eksik sanat eserlerinin bile benzersiz bir çekiciliğe ve değere sahip olduğuna inanıyordu.
Usage
用于形容事物不完整,残缺。
Eksik veya hasarlı bir şeyi tanımlamak için kullanılır.
Examples
-
这份报告残缺不全,很多数据都缺失。
zhe fen baogao canquebuquan,henduo shuju dou queshi
Bu rapor eksik, birçok veri eksik.
-
这个花瓶残缺不全,但依然很美丽。
zhege huaping canquebuquan,dan yiran hen meili
Bu vazo eksik, ama yine de çok güzel.