满满当当 tıka basa
Explanation
形容东西很多,装得很满的状态。
Bir şeyin çok şey içerdiğini ve çok dolu olduğunu anlatan durum.
Origin Story
从前,有一个勤劳的小女孩,她每天都要去山上采摘野果。一天,她背着一个大竹篮子,来到山上。她仔细地寻找着成熟的野果,不一会儿,篮子里就满满当当的了。小女孩欣喜若狂,她把篮子高高地举过头顶,高兴地跳跃着下山。她一边走一边哼着小曲,感觉自己像一只快乐的小鸟。回到家后,她把满满当当的野果倒出来,分给了家人和邻居们,大家一起分享着丰收的喜悦。
Eskiden, her gün dağa yaban meyveleri toplamaya giden çalışkan bir küçük kız vardı. Bir gün, büyük bir bambu sepetiyle dağa çıktı. Olgun yaban meyvelerini dikkatlice aradı ve kısa süre sonra sepet doldu. Küçük kız çok sevindi, sepeti başının üzerine kaldırdı ve neşeyle dağdan aşağı indi. Yürürken şarkı mırıldandı ve kendini mutlu bir kuş gibi hissetti. Eve döndüğünde, dolu yaban meyvelerini döktü ve ailesi ve komşularıyla paylaştı ve herkes hasat sevincini paylaştı.
Usage
作定语或状语,用来形容事物装得很满。
Bir şeyin çok dolu olduğunu tanımlamak için sıfat veya zarf olarak kullanılır.
Examples
-
他的房间里摆满了满满当当的东西。
tā de fángjiān lǐ bǎi mǎn le mǎn mǎn dāng dāng de dōngxi.
Odası eşyalarla dolu.
-
篮子里装满了满满当当的水果。
lánzi lǐ zhuāng mǎn le mǎn mǎn dāng dāng de shuǐguǒ
Sepet meyvelerle dolu.