闭门不出 kapıyı kapatıp dışarı çıkmamak
Explanation
形容人足不出户,与世隔绝。
Evinde kalıp dünyadan kopmuş birini tanımlar.
Origin Story
从前,有个书生名叫李文,他勤奋好学,博览群书,但性格孤僻,不愿与人交往。有一天,一位远方来的朋友慕名而来,想和他切磋学问,但李文却闭门不出,任凭朋友在门外苦苦呼唤,他始终不理会。朋友无奈,只好悻悻而去。从此以后,李文就更加深居简出,过着与世隔绝的生活,他的学问虽然日渐精深,但他的人生却因此变得狭隘而孤单。
Bir zamanlar Li Wen adında çalışkan ve bilgili bir bilgin yaşarmış, ancak aynı zamanda içine kapanık bir kişiliğe sahipmiş ve sosyalleşmeyi sevmezmiş. Bir gün uzaklardan bir arkadaşı onu ziyaret etmeye gelmiş, onunla bilim üzerine konuşmayı ummuş, ancak Li Wen kapıyı açmayı reddetmiş ve arkadaşının yalvarmalarını duymazdan gelmiş. Arkadaşı hayal kırıklığına uğramış bir şekilde ayrılmış. O zamandan beri Li Wen daha da yalnız bir hayat yaşamış, bilgisi artmış ancak hayatı dar ve yalnız olmuş.
Usage
表示与外界隔绝的状态。
Dış dünyadan soyutlanmış bir durumu ifade etmek için.
Examples
-
自从他退休后,就闭门不出,很少与人交往。
congci ta tuixiu hou, jiu bimenbuch,henshao yu ren jiao wang.
Emekliliğinden beri evde kalıyor ve nadiren sosyalleşiyor.
-
她自从那件事后,就闭门不出,足不出户了
ta zicong na jianshi hou, jiu bimenbuch, zu bu chu hu le
Olaydan sonra kendini eve kapattı ve bir daha dışarı çıkmadı