举棋不定 kararsız
Explanation
指拿不定主意,犹豫不决。比喻做事优柔寡断,缺乏决断力。
Anlamı kararsız ve tereddütlü olmaktır. Eylemlerinde tereddüt eden ve karar verme yeteneği eksik olan bir kişi için bir metafordur.
Origin Story
春秋时期,卫国人宁殖将国君卫献公驱逐,另立公孙剽为国君。临终前嘱咐儿子宁喜去齐国接回卫献公。宁喜去看望了卫献公表示愿意帮他回国。大夫大叔仪事后对宁喜说:“你这样举棋不定会招致大祸的。”卫献公回国后就杀了宁喜。宁喜没有听从大夫的建议,犹豫不决,最终酿成了大祸,这也体现了举棋不定是多么危险。
İlkbahar ve Sonbahar döneminde, Wei eyaletinden bir adam olan Ning Zhi, Wei Xian Gong'u ülkesinden kovdu ve Gongsun Piao'yu yeni hükümdar yaptı. Ölmeden önce, oğluna Ning Xi'ye Qi eyaletine gidip Wei Xian Gong'u geri getirmesi için talimat verdi. Ning Xi, Wei Xian Gong'u ziyaret etti ve ona ülkesine dönmesine yardım edeceğini söyledi. Daha sonra, Büyük Dük Yi, Ning Xi'ye şunları söyledi: “Kararsızlığın sana büyük bir felaket getirecektir.” Wei Xian Gong ülkesine döndükten sonra Ning Xi'yi öldürttü. Ning Xi, Büyük Dük'ün tavsiyesine uymadı, kararsız kaldı ve sonuçta kendisine büyük bir felaket getirdi. Bu, kararsızlığın ne kadar tehlikeli olabileceğini göstermektedir.
Usage
这个成语形容人在面临选择时犹豫不决,拿不定主意的状态。可以用来形容一个人做事优柔寡断,缺乏决断力。
Bu deyim, bir seçimle karşı karşıya kaldığında bir kişinin kararsız ve karar verememesi durumunu tanımlar. Eylemlerinde tereddüt eden ve karar verme yeteneği eksik olan bir kişiyi tanımlamak için kullanılabilir.
Examples
-
面对如此复杂的局面,他举棋不定,不知该如何是好。
miàn duì rú cǐ fú zá de jú miàn, tā jǔ qí bù dìng, bù zhī gāi rú hé shì hǎo.
Böylesine karmaşık bir durumla karşı karşıya kalınca kararsız kaldı, ne yapacağını bilmiyordu.
-
我举棋不定,不知道该选择哪条路走。
wǒ jǔ qí bù dìng, bù zhī dào gāi xuǎn zé nǎ tiáo lù zǒu.
Kararsızım, hangi yolu seçeceğimi bilmiyorum.
-
面对这道难题,我举棋不定,不知道该如何解答。
miàn duì zhè dào ná tí, wǒ jǔ qí bù dìng, bù zhī dào gāi rú hé jiě dá.
Bu zor soruyu karşısında kararsızım, nasıl cevaplayacağımı bilmiyorum.
-
在人生的十字路口,我们常常举棋不定,不知该如何选择。
zài rén shēng de shí zì lù kǒu, wǒ men cháng cháng jǔ qí bù dìng, bù zhī gāi rú hé xuǎn zé.
Hayatın kavşağında sık sık kararsız kalırız, ne seçeceğimizi bilemeyiz.
-
他举棋不定,在两个方案之间反复权衡。
tā jǔ qí bù dìng, zài liǎng gè fāng àn zhī jiān fǎn fù quán héng.
Kararsızdı, iki seçeneği tekrar tekrar tartıyordu.