妙趣横生 zeki ve çekicilikle dolu
Explanation
形容语言、文章或其他事物极富情趣,引人入胜。
Bu ifade, çok ilginç ve büyüleyici olan dil, makale veya diğer şeyleri tanımlamak için kullanılır.
Origin Story
老王是一位著名的民间故事家,他讲起故事来妙趣横生,总是能抓住听众的心。有一次,他给孩子们讲了一个关于狐狸和乌鸦的故事,故事里的狐狸狡猾,乌鸦单纯,孩子们听得聚精会神,时不时发出阵阵笑声。老王还用各种不同的声音模仿故事里的角色,把故事的情节演绎得活灵活现,孩子们听得如痴如醉。故事结束后,孩子们意犹未尽,纷纷向老王表达了感谢之情。老王笑了笑,说:“只要你们喜欢,我还会继续讲下去。”
Yaşlı Wang ünlü bir halk hikaye anlatıcısıydı. Hikayeleri her zaman o kadar ilginçti ki dinleyicilerini büyülerdi. Bir keresinde çocuklara tilki ve karga hakkında bir hikaye anlattı. Tilki kurnazdı, karga safti. Çocuklar dikkatle dinlediler ve ara sıra kahkaha attılar. Yaşlı Wang ayrıca hikayenin karakterlerini taklit etmek için farklı sesler kullandı ve olay örgüsünü canlandırdı. Hikaye bittikten sonra çocuklar hala doymamışlardı ve Yaşlı Wang'a teşekkür ettiler. Yaşlı Wang gülümsedi ve dedi ki: “Eğer isterseniz, hikayeler anlatmaya devam ederim.”
Usage
多用于形容语言、文章或艺术作品等。
Genellikle dil, makaleler veya sanat eserlerini tanımlamak için kullanılır.
Examples
-
他的演讲妙趣横生,引人入胜。
tadeyanjiangmiaoquhengsheng,yinrenrusheng.
Konuşması çok ilginç ve etkileyiciydi.
-
这部小说妙趣横生,让人爱不释手。
zhebushuomiaoquhengsheng,rangrenaibushileshou.
Bu roman çok ilginç ve büyüleyici.