无可救药 kurtarılamaz
Explanation
比喻人或事物已到了无法挽救的地步。
Bir kişinin veya şeyin artık kurtarılamayacak noktaya geldiğini belirtmek için kullanılır.
Origin Story
从前,有一个村庄,村里住着一个非常顽皮的孩子。他经常调皮捣蛋,村民们屡次教育他,可他总是屡教不改。他的父母也尝试过各种方法来管教他,无奈最终都以失败告终。孩子越长越大,坏毛病也越来越严重,偷鸡摸狗、打架斗殴,无所不为。最后,村民们都对这个孩子彻底失望了,摇头叹息地说:"这孩子真是无可救药了!"这个孩子最终走上了犯罪的道路,令人惋惜。
Eskiden, çok yaramaz bir çocuğun yaşadığı bir köy vardı. O her zaman yaramazlık yapardı ve köylüler defalarca doğruyu ve yanlışı öğretmeye çalıştılar, ama o asla değişmedi. Anne babası da onu terbiye etmek için çeşitli yöntemler denedi, ama hepsi başarısız oldu. Çocuk büyüdükçe kötü alışkanlıkları da arttı; tavuk ve köpek çaldı, kavga etti ve her türlü şey yaptı. Sonunda, köylüler çocuktan tamamen umudunu kesti ve iç çekerek, “Bu çocuk iyileştirilemez!” dediler. Çocuk sonunda suçlu bir yol izledi, bu çok yazık bir şey.
Usage
用于形容人或事已经到了无法挽救的地步。
Artık düzeltilemeyen birini veya bir şeyi tanımlamak için kullanılır.
Examples
-
他这个人已经无可救药了,屡教不改。
tā zhège rén yǐjīng wú kě jiù yào le, lǚ jiào bù gǎi
Bu adam iyileştirilemez; ıslah olmaz.
-
这个项目已经到了无可救药的地步,我们只能放弃了。
zhège xiàngmù yǐjīng dàole wú kě jiù yào de dìbù, wǒmen zhǐ néng fàngqì le
Bu proje kurtarılamaz; onu bırakmalıyız