有声有色 canlı ve renkli
Explanation
形容说话或表演精彩生动,引人入胜。
Bu deyim, bir şeyi veya bir performansı çok canlı ve ilgi çekici olarak tanımlamak için kullanılır.
Origin Story
老戏骨张先生在台上表演一出经典昆曲,他的一颦一笑,一举一动都恰到好处,将剧中人物的喜怒哀乐演绎得有声有色,台下观众看得如痴如醉。尤其是一段表达离愁别绪的唱段,他唱腔婉转,声情并茂,将那种深刻的思念和无奈表达得淋漓尽致,许多观众都感动得落泪。演出结束后,掌声雷动,经久不息,张先生的表演无疑是一场有声有色的艺术盛宴。
Ünlü oyuncu Bay Sharma, sahnede klasik bir oyunu sergiledi. Her hareketi, her yüz ifadesi mükemmeldi, oyunun karakterlerinin sevinçlerini ve kederlerini muhteşem bir şekilde yansıtıyordu. İzleyiciler büyülendiler. Özellikle sevdiğinden ayrılmanın üzüntüsünü dile getirdiği bir sahnede, oyunculuğu herkesi duygulandırdı. İzleyiciler gözyaşlarına boğuldu. Oyunun ardından alkışlar uzun süre devam etti. Bay Sharma'nın performansı kesinlikle bir sanat şöleni oldu.
Usage
形容说话、表演、描写等生动形象。
Bir şeyi veya performansı canlı ve ilgi çekici olarak tanımlamak için kullanılır.
Examples
-
他演讲时有声有色,引人入胜。
ta yangjian shi you sheng you se, yin ren ru sheng
Konuşması canlı ve ilgi çekiciydi.
-
这场演出有声有色,非常精彩!
zhe chang yan chu you sheng you se, fei chang jing cai
Gösteri renkli ve çok heyecan vericiydi!