死皮赖脸 utanmazca
Explanation
形容厚着脸皮,纠缠不休,不顾廉耻。
Utanmazca ve ısrarla bir şeye yapışan, nezaket ve haysiyeti hiçe sayan birini tanımlar.
Origin Story
话说唐朝时期,有个书生叫李白,他仰慕一位著名诗人杜甫,便千里迢迢地来到杜甫家拜访。杜甫当时正在闭关修炼,不愿见客。李白不死心,每天都到杜甫家门口等候,不管杜甫如何拒绝,他都死皮赖脸地恳求杜甫收他为徒。杜甫被他的执着打动了,最终同意收下他,从此,李白便跟随杜甫学习诗歌,最终成为一代诗仙。
Tang Hanedanlığı sırasında, ünlü bir şair olan Du Fu'ya hayran olan Li Bai adında bir bilginin yaşadığı söylenir. Bu yüzden Du Fu'nun evini ziyaret etmek için uzun bir yolculuğa çıktı. O zamanlar Du Fu inzivaya çekilmişti ve misafirlerle görüşmek istemiyordu. Li Bai ısrarcıydı ve her gün Du Fu'nun evinin kapısında bekliyordu. Du Fu nasıl reddetse de, utanmazca Du Fu'dan onu öğrencisi olarak kabul etmesini rica etti. Du Fu onun azmini takdir etti ve sonunda onu kabul etti. O zamandan beri, Li Bai Du Fu'nun yanında şiir öğrenerek sonunda Çin'in en büyük şairlerinden biri oldu.
Usage
作谓语、定语;形容不顾羞耻的样子。
Yüklem ve sıfat olarak kullanılır; utanmaz bir tavrı tanımlar.
Examples
-
他死皮赖脸地向老板求情,希望能留住工作。
tā sǐ pí lài liǎn de xiàng lǎobǎn qiú qíng, xīwàng néng liú zhù gōngzuò.
İşini korumayı umarak, utanmadan patronuna yalvardı.
-
别死皮赖脸地缠着人家了,人家已经明确拒绝你了。
bié sǐ pí lài liǎn de chánzhe rénjia le, rénjia yǐjīng míngquè jùjué nǐ le。
İnsanı sürekli rahatsız etmeyin, açıkça reddetti zaten.