身无分文 parasız
Explanation
形容极其贫穷,一无所有。
aşırı yoksulluğu, hiçbir şeye sahip olmama durumunu tanımlar.
Origin Story
从前,有个叫小李的年轻人,怀揣着梦想来到大城市寻找工作。然而,他四处碰壁,求职屡屡失败。囊中羞涩的他,一天天过得捉襟见肘。最终,积蓄花光,他身无分文地流落街头,饥寒交迫。他开始反思自己的选择,意识到理想与现实的差距,以及自身能力的不足。在朋友的帮助下,他重拾信心,积极学习技能,努力提升自我。最终,他凭借自己的努力,找到了稳定的工作,摆脱了困境,过上了幸福的生活。这个故事告诉我们,即使身无分文,也不要放弃希望,只要努力,就一定能够改变命运。
Eskiden, büyük hayallerle iş bulmak için büyük bir şehre gelen Xiao Li adında genç bir adam vardı. Ancak her yerde başarısızlıklarla karşılaştı ve iş arayışı sonuçsuz kaldı. Parasızdı ve giderek daha fazla mali zorluklarla boğuşuyordu. Sonunda birikimleri tükendi ve kendini parasız, aç ve üşümüş bir şekilde sokaklarda buldu. Kararlarını sorgulamaya, ideal ile gerçeklik arasındaki farkı ve kendi eksikliklerini fark etmeye başladı. Arkadaşlarının yardımıyla özgüvenini yeniden kazandı, yeni beceriler öğrenmek için çalıştı ve kendini geliştirmek için çok çaba sarf etti. Sonunda, çabaları sayesinde istikrarlı bir iş buldu, zorluklarını aştı ve mutlu bir hayat yaşadı. Bu hikaye bize parasız bile olsak umudumuzu kaybetmememiz gerektiğini gösteriyor. Çalışkanlıkla kaderimizi değiştirebiliriz.
Usage
作谓语、定语;形容非常贫穷。
yüklem, sıfat olarak; aşırı yoksulluğu tanımlar.
Examples
-
他出门时身无分文,只好向朋友借钱。
ta chumen shi shen wu fenwen, zhi hao xiang pengyou jie qian. zhe chang guansi da xia lai, ta jia yijing shen wu fenwen le.
Evden parasız çıktı ve arkadaşlarından para ödünç almak zorunda kaldı.
-
这场官司打下来,他家已经身无分文了。
Davanın ardından ailesi tamamen iflas etti