黯淡无光 mat ve cansız
Explanation
形容事物失去光彩,暗淡无神采。
Bir şeyin parlaklığını, canlılığını ve enerjisini kaybettiğini tanımlamak için kullanılır.
Origin Story
从前,有一个小村庄,村里有一位技艺高超的工匠,他制作的瓷器精美绝伦,远近闻名。有一天,一位富商慕名而来,想要订购一批瓷器。工匠欣然接受,夜以继日地工作,终于完成了这批瓷器。然而,就在即将交付给富商的时候,一场突如其来的地震,摧毁了他的作坊,也毁坏了那些原本光彩照人的瓷器。地震过后,工匠发现他辛辛苦苦制作的瓷器,都变得黯淡无光,失去了往日的光彩。他伤心欲绝,却也无可奈何。这个故事就如同人生一样,有时,我们付出了巨大的努力,却可能因为一些意外而功亏一篑。
Bir zamanlar, enfes porselenleriyle tanınan yetenekli bir zanaatkarın yaşadığı küçük bir köy vardı. Bir gün, zengin bir tüccar büyük bir sipariş vermek için geldi. Zanaatkar memnuniyetle kabul etti ve siparişi tamamlamak için gece gündüz çalıştı. Ancak, teslimattan hemen önce, ani bir deprem atölyesini ve bir zamanlar parlak olan porselenleri yerle bir etti. Depremden sonra, zanaatkar büyük bir emek vererek yarattığı eserlerin mat ve cansız olduğunu, eski ihtişamını kaybettiğini gördü. Kalbi kırılmıştı, ama çaresizdi. Bu hikaye hayatın ta kendisi gibidir; bazen çok büyük çaba sarf ederiz, ancak beklenmedik olaylar nedeniyle her şey boşa gider.
Usage
用于形容事物失去光彩,暗淡无活力。
Bir şeyin parlaklığını, canlılığını ve enerjisini kaybettiğini tanımlamak için kullanılır.
Examples
-
他的前途一片黯淡无光。
ta de qian tu yi pian andan wuguang
Geleceği karanlık.
-
这场比赛,我们队表现得黯淡无光,最终惨败。
zhe chang bisai women dui biaoxian de andan wuguang, zhongjiu can bai
Bu maçta takımımız kötü performans gösterdi ve sonunda ağır bir yenilgi aldı