无所适从 şaşkın
Explanation
指不知如何选择或行动,不知所措。形容处境困难,无法决定。
Seçenek veya hareket tarzı bilmemek, şaşkınlık anlamına gelir. Karar verilemeyen zor bir durumu tanımlar.
Origin Story
晋献公时期,他命令大臣们分别为晋公子重耳和夷吾修建城池。夷吾对修建的城池不满意,向晋献公告状。晋献公询问大臣们为何不认真修建,大臣们回答说因为两位公子都有自己的意见,让他们无所适从。晋献公听后,认为大臣们说的有道理,于是下令杀死太子申生,并将重耳流放狄国。这个故事说明了在面对多方压力和意见时,如果不能明智地做出决定,很可能会导致不好的结果。
Jin Xian Gong döneminde, vezirlerine sırasıyla prens Chonger ve Yi Wu için şehir surları inşa etmelerini emretti. Yi Wu inşaattan memnun kalmadı ve Jin Xian Gong'a şikayette bulundu. Jin Xian Gong vezirlere neden özensiz çalıştıklarını sordu ve vezirler, iki prensin de kendi fikirleri olduğundan dolayı ne yapacaklarını şaşırdıklarını söyledi. Bunu dinleyen Jin Xian Gong, vezirlerin haklı olduğunu düşünerek Veliaht Prens Shen Sheng'in öldürülmesini ve Chonger'in Di'ye sürgün edilmesini emretti. Bu hikaye, birden fazla baskı ve görüşle karşı karşıya kalındığında, kişi akıllıca bir karar veremezse kötü sonuçlara yol açabileceğini göstermektedir.
Usage
常用于表达对某种选择或行动的迷茫和不知所措。
Çoğunlukla bir seçim veya eylem hakkındaki kararsızlık ve çaresizliği ifade etmek için kullanılır.
Examples
-
面对众多选择,他无所适从,不知该如何决定。
miànduì zhòngduō xuǎnzé, tā wú suǒ shì cóng, bù zhī gāi rúhé juédìng
Birçok seçenekle karşı karşıya kalınca ne yapacağını şaşırdı, karar veremedi.
-
面对突发事件,他一时无所适从,手足无措。
miànduì tūfā shìjiàn, tā yīshí wú suǒ shì cóng, shǒuzú wú cuò
Ani bir olayla karşılaşınca bir anliğine şaşırdı, panikledi.
-
毕业后,他无所适从,不知道该选择哪个职业。
bìyè hòu, tā wú suǒ shì cóng, bù zhīdào gāi xuǎnzé nǎ ge zhíyè
Mezuniyetten sonra ne iş seçeceğini şaşırdı, kararsız kaldı.