治标不治本 Belirtileri, asıl nedeni değil tedavi etmek
Explanation
比喻只处理表面问题,不解决根本问题。
Temel nedeni çözmeden sadece yüzeysel sorunları ele almak.
Origin Story
从前,有一个村庄经常发生火灾。村民们每次都忙着救火,但火灾却一直不断。后来,一位智者来到村庄,发现村庄的房屋大多是用易燃材料建造的,并且缺乏防火措施。智者建议村民们从根本上解决问题,比如更换防火材料,加强防火措施。村民们采纳了智者的建议,建造了更加安全的房屋,并加强了防火意识,从此火灾就很少发生了。这个故事告诉我们,解决问题要治本,而不是仅仅治标。
Eskiden, bir köy sık sık yangın felaketiyle karşılaşıyordu. Her seferinde köylüler yangını söndürmek için acele ediyorlardı, ancak yangınlar sürekli olarak devam ediyordu. Daha sonra, bilge bir adam köye geldi ve köydeki evlerin çoğunun yanıcı malzemelerden yapıldığını ve yangın önleme önlemlerinin eksik olduğunu keşfetti. Bilge adam, köylülere yangına dayanıklı malzemeleri değiştirmek ve yangın önleme önlemlerini güçlendirmek gibi temelde sorunu çözmelerini önerdi. Köylüler bilgenin önerilerini kabul ettiler, daha güvenli evler inşa ettiler ve yangın önleme bilincini güçlendirdiler ve o zamandan beri yangınlar nadiren meydana geldi. Bu hikaye bize sorunları çözmek için temel nedene, sadece semptomlara değil, değinmemiz gerektiğini öğretiyor.
Usage
作宾语、定语;用于处事
Nesne veya sıfat olarak kullanılır; şeylerle uğraşırken kullanılır
Examples
-
头痛医头,脚痛医脚,治标不治本。
tóu tòng yī tóu, jiǎo tòng yī jiǎo, zhì biāo bù zhì běn
Baş ağrısını başı tedavi ederek, ayak ağrısını ayakları tedavi ederek tedavi etmek, sadece semptomları tedavi etmek, asıl nedeni değil.
-
他们只注重眼前的利益,只顾治标不治本,没有考虑长远的发展。
tāmen zhǐ zhòngzhù yǎnqián de lìyì, zhǐ gù zhì biāo bù zhì běn, méiyǒu kǎolǜ chángyuǎn de fāzhǎn
Sadece kısa vadeli faydalara odaklanıyorlar, uzun vadeli gelişmeyi düşünmeden sadece semptomları tedavi ediyorlar.