辗转反侧 dönüp durmak
Explanation
辗转反侧形容睡不着觉,心里不安的样子。多指因忧愁、思念等原因而睡不着觉。
Uykuya dalmamanın, iç huzursuzluğuyla birlikte geldiği durumu tanımlar. Genellikle endişe veya özlemden kaynaklanır.
Origin Story
很久以前,在一个风景秀丽的山谷里,住着一位美丽的姑娘。她善良温柔,心灵手巧,常常在山谷中采摘野花,编织成美丽的饰品。一天,一位年轻的樵夫误入山谷,被姑娘的美貌和气质深深吸引。他日夜思念着姑娘,晚上常常辗转反侧,难以入睡。他决定向姑娘表达爱意,于是他每天都去山谷中寻找姑娘,并为她采摘最美丽的野花。最终,姑娘被樵夫的真诚和执着所感动,两人相爱并结为夫妻,从此过上了幸福的生活。
Çok eski zamanlarda, güzel bir vadinin içinde güzel bir kız yaşıyordu. O nazik ve iyi kalpliydi, elleri çok becerikliydi ve vadide sık sık vahşi çiçekler toplayıp bunları güzel süs eşyalarına dönüştürüyordu. Bir gün genç bir oduncu yanlışlıkla vadiye geldi ve kızın güzelliğine ve zarafetine hayran kaldı. Kızı gece gündüz özlüyor, çoğu zaman yatakta dönüp duruyor ve uyuyamadığı oluyordu. Kızına aşkını anlatmaya karar verdi ve her gün kızı bulmak için vadiye gidip onun için en güzel vahşi çiçekleri topluyordu. Sonunda kız, oduncunun dürüstlüğünden ve azminden etkilendi, birbirlerine aşık oldular, evlendiler ve sonsuza dek mutlu yaşadılar.
Usage
用于描写因忧虑、思念等原因而难以入睡的状态。
Endişe, özlem vb. sebeplerle uyuyamama durumunu tanımlamak için kullanılır.
Examples
-
他整夜辗转反侧,难以入眠。
ta zheng ye zhan zhuan fan ce, nan yi ru mian
Bütün gece uyumadan döndü durdu.
-
考试临近,我辗转反侧,难以平静。
kaoshi linjin, wo zhan zhuan fan ce, nan yi pingjing
Sınav yaklaşırken, uyuyamadım, dönüp durdum.