风风火火 coşkuyla
Explanation
形容动作迅速而猛烈,也形容忙忙碌碌,气氛热烈的样子。
Hızlı ve yoğun bir eylemi, aynı zamanda hareketli ve canlı bir atmosferi tanımlar.
Origin Story
老张是个风风火火的人,他每天早上都起得特别早,然后以迅雷不及掩耳之势完成洗漱、吃饭等一系列动作。他总是匆匆忙忙地赶去上班,生怕迟到。在工作中,他也是雷厉风行,效率极高。下班后,他又会风风火火地投入到他的兴趣爱好中,比如打篮球、游泳等等。他的生活节奏很快,一刻也不停歇,他总是说时间不够用,恨不得一天有48个小时。虽然有时候他的风风火火会给他带来一些小麻烦,但他依然乐此不疲。他认为,只有这样才能体验到生活的乐趣。 有一天,老张风风火火地跑回家,发现家里停电了。他立刻拿起蜡烛,点燃后,开始寻找手电筒。在黑暗中,他不小心把桌子上的花瓶撞倒了,花瓶摔在地上碎成了几块。老张没有时间收拾,又风风火火地出门了,因为他的朋友在等他一起吃饭。等他回到家,已经很晚了,他疲惫地躺在床上,心想:明天一定要慢下来,好好地过一天。
Lao Zhang çok enerjik bir insandı. Her sabah çok erken kalkar ve sonra inanılmaz bir hızla sabah rutini tamamlayardı. İşine geç kalmaktan korktuğu için her zaman acele ederdi. İşinde de çok verimli ve üretkendi. İş çıkışı ise basketbol oynamak veya yüzmek gibi hobilerine kendini kaptırırdı. Yaşam temposu çok hızlıydı, hiç durmazdı. Her zaman yeterince zamanının olmadığını söyler ve günün 48 saat olmasını isterdi. Enerjik temposu bazen küçük sorunlara yol açsa da, yine de bundan zevk alırdı. Sadece böylece hayatın tadını çıkarabileceğine inanırdı. Bir gün Lao Zhang eve koşarak geldi ve elektriklerin kesik olduğunu gördü. Hemen bir mum yakıp el feneri aramaya başladı. Karanlıkta masanın üstündeki vazoyu yanlışlıkla düşürdü ve kırıldı. Lao Zhang'ın temizleyecek zamanı yoktu ve arkadaşları onu akşam yemeğinde beklediği için tekrar aceleyle dışarı çıktı. Eve döndüğünde çok geç olmuştu. Yorgun bir şekilde yatağa uzandı ve düşündü: Yarın mutlaka yavaşlamalıyım ve güzel bir gün geçirmeliyim.
Usage
常用来形容人做事迅速而猛烈,也形容气氛热烈。多用于口语。
Genellikle birinin işleri hızlı ve yoğun bir şekilde yapmasını, ayrıca canlı bir atmosferi tanımlamak için kullanılır. Daha çok konuşma dilinde kullanılır.
Examples
-
他做事风风火火,总是让人措手不及。
tā zuòshì fēng fēng huǒ huǒ, zǒngshì ràng rén cuò shǒu bù jí
İşleri coşkuyla, her zaman beklenmedik bir şekilde yapar.
-
她风风火火地跑来告诉我这个好消息。
tā fēng fēng huǒ huǒ de pǎo lái gàosù wǒ zhège hǎo xiāoxī
Bu iyi haberi heyecanla bana anlatmaya geldi.