合二为一 İkiyi birde birleştirmek
Explanation
指将两者合为一个整体。这个成语常常用于比喻将两种不同的事物或力量融合在一起,形成一个更加强大的整体。
İki şeyin bir bütün halinde birleştirilmesini ifade eder. Bu deyim, genellikle iki farklı şey veya gücün bir araya getirilerek daha güçlü bir bütün oluşturulmasını metaforik olarak anlatmak için kullanılır.
Origin Story
从前,在一个偏僻的小山村里,住着两位老农。一位擅长种植水稻,一位擅长种植小麦。他们各自的收成都不错,但是因为土地有限,他们都觉得难以进一步扩大种植规模。有一天,他们偶然相遇,聊起了各自的种植经验。一位老农提议说:“不如我们把各自的田地合并起来,互相学习对方的种植技巧,一起合作,这样岂不是更好?”另一位老农觉得这个主意不错,于是他们便合二为一,共同经营了一块更大的田地。他们互相学习对方的长处,互相帮助,共同努力,最终获得了丰收,生活也越过越好。
Çok eski zamanlarda, ıssız bir dağ köyünde iki yaşlı çiftçi yaşıyordu. Biri pirinç ekiminde, diğeri buğday ekiminde uzmandı. Her ikisinin de hasadı iyiydi, ancak sınırlı arazi nedeniyle ikisi de ekim ölçeğini daha fazla genişletmekte zorlanıyordu. Bir gün tesadüfen karşılaştılar ve birbirlerinin ekim deneyimlerini konuştular. Bir çiftçi şöyle önerdi: “Neden tarlalarımızı birleştirelim, birbirimizden ekim teknikleri öğrenelim ve birlikte çalışalım? Bu daha iyi olmaz mı?” Diğer çiftçi bu fikri iyi buldu, bu yüzden tarlalarını birleştirdiler ve birlikte daha büyük bir tarla yönettiler. Birbirlerinin güçlü yönlerinden öğrendiler, birbirlerine yardım ettiler, birlikte çalıştılar ve sonuç olarak bol hasat elde ettiler, hayatları da iyileşti.
Usage
用于将两个或多个事物或概念合并成一个整体。
İki veya daha fazla şey veya kavramı tek bir varlıkta birleştirmek için kullanılır.
Examples
-
我们要把这两个车间合二为一。
wǒmen yào bǎ zhè liǎng ge chējiān hé'èr wéi yī
Bu iki atölyeyi birleştirmemiz gerekiyor.
-
经过几轮谈判,双方终于决定合二为一,共同开发新项目。
jīngguò jǐ lún tánpàn, shuāngfāng zhōngyú juédìng hé'èr wéi yī, gòngtóng kāifā xīn xiàngmù
Birkaç görüşme turundan sonra, her iki taraf da sonunda birleşip yeni projeler geliştirmeye karar verdi.