宁死不屈 宁死不屈
Explanation
宁愿死也不屈服,形容意志坚强,不向邪恶势力低头。
Teslim olmaktansa ölmek daha iyidir; güçlü bir iradeyi ve kötü güçlere boyun eğmeyi reddetmeyi tanımlar.
Origin Story
话说抗日战争时期,一个小村庄被日军占领。村里一位年过七旬的老汉,一直是村里的精神支柱,他深爱着自己的土地和同胞。日军多次威逼利诱他,让他带领日军寻找八路军,但老汉宁死不屈,始终没有透露任何消息。日军恼羞成怒,将他绑在树上,用刺刀逼问,老汉咬紧牙关,一声不吭。最终,老汉壮烈牺牲,用生命捍卫了自己的尊严和国家的尊严,他的事迹激励了一代又一代人。
Direniş Savaşı sırasında, küçük bir köy Japon askerleri tarafından işgal edildi. Yetmiş yaşın üzerindeki, köyün ahlaki direği olan yaşlı bir adam, vatanını ve köylülerini çok seviyordu. Japon askerleri, onu tekrar tekrar tehdit ve rüşvetlerle Sekizinci Rota Ordusunu bulmasına yardım etmeye zorlamaya çalıştılar, ancak yaşlı adam ısrarla hiçbir bilgi vermedi. Kızgın Japon askerleri onu bir ağaca bağladılar ve süngülerle konuşmaya zorlamaya çalıştılar. Yaşlı adam dişlerini sıktı ve sessiz kaldı. Sonunda, onurunu ve ülkesinin onurunu savunarak kahramanca bir ölümle öldü. Eylemleri nesilleri ilham verdi.
Usage
形容人面对强权或威胁,坚决不屈服的精神。
Güç veya tehdit karşısında bir kişinin kararlı bir şekilde teslim olmayı reddetme ruh halini tanımlar.
Examples
-
面对敌人的威逼利诱,他宁死不屈。
ning si bu qu
Düşmanın tehdit ve rüşvetlerine karşı, o yılmaz kaldı.
-
革命先烈宁死不屈,气壮山河。
ning si bu qu
Devrim şehitleri boyun eğmeden öldüler, cesaretleri dağları ve nehirleri titretti。