宽大为怀 cömertlik
Explanation
指对人抱有宽广的胸怀,不斤斤计较。体现了一种高尚的品格和胸襟。
Geniş bir zihniyete sahip olmak ve küçük şeylere takılmamak anlamına gelir. Soylu bir karakteri ve zihniyeti yansıtır.
Origin Story
从前,在一个小山村里,住着一位德高望重的老人。他一生乐善好施,总是以宽大为怀对待他人。村里的人们经常因为一些小事发生争吵,老人总是耐心劝解,教导他们要互相理解,宽容待人。有一天,村里两个年轻人因为田地边界的问题发生了激烈的争执,甚至大打出手。村民们都担心事情会闹大,纷纷劝说,但两人都不肯让步。这时,老人拄着拐杖缓缓走来,他并没有责备年轻人,而是温和地对他们说:“孩子们,田地固然重要,但人和人的关系更重要。你们何必为了这点小事伤了和气呢?不如这样,我把我的田地分给你们一部分,你们就不要再争吵了。”老人宽大为怀的举动感动了所有人,两个年轻人也羞愧地低下了头,最终握手言和。从此以后,村里的人们更加敬重老人,也更加注重邻里之间的和睦相处,村子也因此更加和谐安宁。
Bir zamanlar, küçük bir dağ köyünde, saygı duyulan bir ihtiyar yaşarmış. Hayatını iyilik yaparak ve cömert davranarak geçirmiş, her zaman başkalarına cömertlikle davranırmış. Köylüler genellikle önemsiz şeyler yüzünden kavga ederlermiş, ancak ihtiyar onları her zaman sabırla birbirlerini anlamaları ve hoşgörülü olmaları için ikna edermiş. Bir gün, iki genç adam tarlalarının sınırı konusunda şiddetli bir tartışmaya girmişler, hatta birbirlerine vurmuşlar bile. Köylüler durumun kötüleşmesinden korkuyorlardı, ancak ikisi de geri adım atmıyordu. O zaman, ihtiyar bastonuyla yavaşça yanlarına geldi. Gençleri azarlamamış, fakat nazikçe demiş ki: “Çocuklar, toprak önemlidir, ancak insanlar arasındaki ilişki daha önemlidir. Bu kadar küçük bir şey için neden aranızda huzursuzluk çıkıyorsunuz? Bakın, sizlere kendi tarlamdan bir parça vereceğim, böylece artık kavga etmezsiniz.” İhtiyarın cömertliği herkesi duygulandırmış ve iki genç adam utana sıkıla başlarını eğmiş, sonunda el sıkışarak barışmışlar. O günden sonra, köylüler ihtiyara daha çok saygı duymuş ve komşular arasındaki uyumu daha çok önemsemiş, bu sayede köy daha huzurlu ve barışçıl olmuş.
Usage
形容对人的态度宽容,不追究对方的过错。常用于领导对下属,长辈对晚辈等场合。
Başkalarına karşı hoşgörülü bir tutumu, hatalarını araştırmadan anlatır. Genellikle yöneticilerin astlarına, büyüklerin küçüklerine karşı kullandığı bir ifadedir.
Examples
-
面对同事的过失,领导宽大为怀,给了他一次改正的机会。
miàn duì tóngshì de guòshī, lǐngdǎo kuān dà wéi huái, gěi le tā yī cì gǎizhèng de jīhuì.
Lider, çalışanlarının hatalarını affederek cömertlik gösterdi.
-
尽管受到了委屈,他仍然宽大为怀,不与人计较。
jǐnguǎn shòudào le wěiqu, tā réngrán kuān dà wéi huái, bù yǔ rén jìjiào.
Adaletsizliklere rağmen, cömert kaldı ve kin tutmadı.