暗淡无光 loş ve cansız
Explanation
形容没有光彩,暗淡无光。
Parlaklık ve neşe eksikliğini tanımlayan bir şey.
Origin Story
曾经,有一座辉煌的宫殿,金碧辉煌,光彩夺目。然而,随着时间的流逝,战乱的摧残,宫殿渐渐失去了往日的荣光,变得暗淡无光,墙体斑驳,雕梁画栋也失去了色彩,曾经的繁华景象早已不复存在,只剩下残垣断壁,诉说着岁月的痕迹。宫殿里曾经热闹非凡,宫女太监们忙碌的身影,君王大臣们的谈笑风生,如今都已成为过眼云烟,只留下暗淡无光的景象,让人唏嘘不已。
Bir zamanlar görkemli, parlak ve göz kamaştırıcı bir saray vardı. Ancak zaman geçtikçe ve savaşların tahribatıyla birlikte saray yavaş yavaş eski ihtişamını kaybetti ve loş ve cansız bir hal aldı. Duvarlar lekelendi, oyma kirişler ve boyanmış sütunlar renklerini kaybetti. Bir zamanlar hareketli olan manzara kayboldu, sadece yıkıntılar ve enkaz kaldı, zamanın geçişini anlatan öyküler anlattı. Bir zamanlar hareketli olan sarayda, meşgul saray kadınlarının ve hadımların hareketli figürleri, kralların ve bakanların kahkahaları ve sohbetleri, hepsi geçmişte kaldı, sadece loş ve cansız bir manzara bıraktı, pişmanlık dolu iç çekişlere neden oldu.
Usage
用来形容事物缺乏光彩,黯淡无生气。多用于比喻意义。
Parlaklık ve canlılık eksikliğini tanımlamak için kullanılır. Genellikle mecazi anlamda kullanılır.
Examples
-
会议室里灯光暗淡无光。
huiyishi li dengguang andan wuguang.
Toplantı odası loş.
-
他的未来看起来暗淡无光。
ta de weilai kan qilai andan wuguang
Geleceği karanlık görünüyor.