目瞪口呆 Şaşkın
Explanation
目瞪口呆的意思是形容因吃惊或害怕而发愣的样子。
“目瞪口呆” deyimi, birinin şaşkınlık veya korkudan donup kaldığını veya şaşkınlık içinde kaldığını tanımlamak için kullanılır. Ayrıca dilsiz kalan birini tanımlamak için de kullanılabilir.
Origin Story
唐朝时候,有一个叫李白的诗人,他很喜欢喝酒,而且喝醉了酒就喜欢说一些奇怪的话。有一次,他在酒馆里喝得酩酊大醉,突然指着天空大声说道:“我有一壶酒,可以邀月对饮。”酒馆里的其他人听到他这样说,都目瞪口呆,觉得他疯了。
Tang Hanedanlığı döneminde, içmeyi çok seven ve sarhoş olduğunda garip şeyler söylemeyi seven Li Bai adında bir şair vardı. Bir keresinde, bir meyhanede çok sarhoş olmuştu ve aniden gökyüzünü işaret ederek yüksek sesle şöyle demişti: “Bir sürahisi şarabım var, ayla içebilirim.” Meyhanedeki diğer kişiler onu böyle söylerken duydu ve hepsi şaşkına döndü, adamın delirdiğini düşündüler.
Usage
目瞪口呆这个成语通常用来形容人们在遇到突然或意外的事情时,感到惊讶、害怕或震惊时的反应。
“目瞪口呆” deyimi, genellikle insanların ani veya beklenmedik bir şeyle karşılaştıklarında, onları şaşırtan, korkutan veya şok eden bir durumda tepkilerini tanımlamak için kullanılır.
Examples
-
听到这个消息,他顿时目瞪口呆,说不出话来。
tīng dào zhè ge xiāo xi,tā dùn shí mù dèng kǒu dāi,shuō bù chū huà lái。
Haberi duyunca şaşkına döndü ve bir kelime bile edemedi.
-
看到眼前这壮丽的景色,我们都目瞪口呆。
kàn dào yǎn qián zhè zhuàng lì de jǐng sè,wǒ men dōu mù dèng kǒu dāi。
Bu görkemli manzarayı görünce hepimiz hayran kaldık.
-
他目瞪口呆地看着老师,不知道该说什么。
tā mù dèng kǒu dāi dì kàn zhe lǎo shī,bù zhī dào gāi shuō shén me。
Öğretmene ağzı açık bir şekilde baktı, ne diyeceğini bilmiyordu.