如数家珍 kendi hazinelerini saymak gibi
Explanation
比喻对某事非常熟悉,能够清楚详细地叙述出来。
Bir şeye çok aşina olmak ve onu açık ve detaylı bir şekilde anlatabilmek için bir metafor.
Origin Story
老张是一位资深的古董收藏家,他的家中收藏了各式各样的珍宝,从青铜器到瓷器,从字画到玉器,应有尽有。他不仅对每一件藏品的年代、产地、工艺了如指掌,还能说出每件藏品的来历以及背后的故事。一次,一位年轻的学者慕名拜访老张,希望能够了解一下他的收藏。老张热情地接待了这位学者,并一一向他介绍自己的藏品。他指着每一件藏品,都能准确地说出它的名称、年代、以及它的历史价值,就像数家珍宝一样轻松自如。这位学者惊叹于老张渊博的知识和深厚的收藏功底,不禁赞叹道:"老先生真是如数家珍啊!"
Yaşlı Zhang deneyimli bir antika koleksiyoneridir. Evi her türlü hazineden doludur; bronzdan porselene, hat ve resimden yeşim taşı eserlerine kadar. Sadece her bir eserin tarihini, menşei ve işçiliğini bilmekle kalmaz, her bir eserin hikayesini ve kökenini de anlatabilir. Bir gün genç bir akademisyen, koleksiyonu hakkında daha fazla bilgi edinme umuduyla Yaşlı Zhang'ı ziyaret etti. Yaşlı Zhang akademisyeni sıcak bir şekilde karşıladı ve koleksiyonunu tek tek tanıttı. Her bir eseri işaret ederek adını, yaşını ve tarihsel değerini sanki hazinelerini sayarmış gibi doğru bir şekilde belirtebilirdi. Akademisyen Yaşlı Zhang'ın engin bilgisine ve derin koleksiyon yeteneğine hayran kalarak şöyle haykırdı: “Yaşlı Zhang, koleksiyonunuzu gerçekten çok iyi tanıyorsunuz!”
Usage
常用作谓语、状语;形容对某事非常熟悉。
Sıklıkla yüklem veya zarf olarak kullanılır; bir şeye çok aşina olmayı ifade etmek için.
Examples
-
他收藏的邮票,简直可以如数家珍。
ta shoucang de youpiao, jianzhi keyi rushujiazhen.
Koleksiyonundaki pulları eski bir koleksiyoner gibi sayabilir.
-
对于家乡的历史,他如数家珍,娓娓道来。
duiy yujiaxiang de lishi, ta rushujiazhen, weiweduolai
Memleketinin tarihini çok iyi bilir