闭目塞听 gözlerini ve kulaklarını kapatmak
Explanation
形容对外界事物不闻不问,置若罔闻。
Dış olaylara karşı sağır ve kör olan birini tanımlar.
Origin Story
从前,在一个偏僻的小山村里,住着一个名叫阿土的年轻人。阿土生性孤僻,不喜欢与人交往,总是把自己封闭在一个狭小的世界里。村里发生的事情,他一概不知;村里人议论纷纷的事情,他充耳不闻。他每天把自己关在家里,闭目塞听,仿佛这个世界与他毫无关系。有一天,村里来了个算命先生,他很想去看看,却因为害怕与人接触而迟迟不敢出门,最终错过了这次机会。等到他听说村里发生了什么大事后,才后悔莫及,但一切都太晚了。
Eskiden, uzak bir dağ köyünde Atu adında genç bir adam yaşarmış. Atu, içine kapanık biriymiş ve insanlarla etkileşim kurmayı sevmezmiş, kendini hep küçük bir dünyaya kapatırmış. Köyde olan bitenden habersizmiş; köylülerin dedikodularını duymazdan gelirmiş. Her gün kendini evine kapatır, gözlerini ve kulaklarını kapatırmış, sanki dünya onunla hiçbir ilgisi yokmuş gibi. Bir gün, köye bir falcı gelmiş. Onu çok görmek istermiş, ama insanlarla iletişim kurmaktan çok korktuğu için dışarı çıkmaya cesaret edememiş ve sonunda bu fırsatı kaçırmış. Köyde ne olduğunu öğrendiğinde çok pişman olmuş, ama çok geç kalmış.
Usage
通常用作谓语、宾语、定语;形容对周围事物漠不关心。
Genellikle yüklem, nesne veya sıfat olarak kullanılır; çevresindeki şeylere kayıtsız olan birini tanımlar.
Examples
-
他总是闭目塞听,对周围发生的事情漠不关心。
ta zongshi bimu seitin, dui zhouwei fasheng de shiqing moboguanxin
O hep gözlerini ve kulaklarını kapatır, çevresinde olan bitene kayıtsız kalır.
-
面对批评,他选择闭目塞听,拒绝反思。
mian dui pipan, ta xuanze bimu seitin, jujue fansheng
Eleştirilerle karşılaştığında, gözlerini ve kulaklarını kapatmayı, düşünmeyi reddetmeyi tercih eder.